ISO 22301 İŞ SÜREKLİLİĞİ YÖNETİM SİSTEMİNDE HATALI YAKLAŞIMLAR NEDİR NELERDİR ?
İş sürekliliği konusundaki yanlış anlaşılan konuları 4 başlık altında toplamak mümkündür.
- İş sürekliliğinin bir ürün, teknoloji veya servis olarak görülmesi: İş sürekliliği, sadece verilerin başka bir çalışma alanına çevrim içi aktarılması veya kritik sunucuların devamlı olarak çalışmasını sağlamak üzere kümeleme, RAID, yedekli güç kaynağı, yedekli ağ hatları kullanmaktan ibaret bir teknolojik yaklaşım olarak düşünülmemelidir. İş sürekliliği kurum süreçlerinden hareketle süreçlerin devamlılık ihtiyaçlarının ortaya koyulması ve bunun sağlanması için gereken çalışmaların yapılması olarak değerlendirilmelidir. İş sürekliliğinin yalnızca bir ürün, teknoloji veya servis olarak görülmemelidir. Zira bu çalışmalar esnasında gerek teknoloji gerek insan gücü gerekse de mali kaynaklar entegre bir şekilde kullanılacaktır. Bu çalışmayı sadece bir ürün veya servis olarak görmek olağan üstü bir durumda iş süreçlerinin tekrar çalışır hale getirilmesi için tek başına yeterli değildir.
- Başlangıcı ve sonu belirli olan bir proje olarak düşünülmesi: İş sürekliliğine bir proje olarak yaklaşmak başlangıcı ve sonu belirli olan bir iş olarak ele almak anlamına gelmektedir. Oysaki İş sürekliliği yönetimi çalışır hale geldikten sonra bu yaklaşımın devam edebilmesi için yapılması gereken tatbikatlar, gözden geçirmeler, uyarlamalar, iç denetimler vb. gereklilikler vardır. O nedenle İş Sürekliliği uygulamaları, sürekli kendini yenileyen iyileştirmelerle günün şartlarına uygun bir vaziyette kalmasını sağlayacak yaklaşımla ele alınmalıdır.
- Sadece dokümantasyondan oluştuğu varsayımı : Bir diğer yanlış yaklaşım iş sürekliliği uygulamalarına, sadece dokümantasyondan ibaret uygulamalar olarak yaklaşılmasıdır. Elbette iyi bir BCM dokümantasyonu iş sürekliliğinin vazgeçilemez bir parçasıdır ancak olmasına rağmen yapılması gereken tüm işleri dokümantasyon olarak ele almak, çalışmanın teknolojik ve organizasyon boyutlarını gözden kaçırmaya, dolayısıyla iş sürekliliğinden beklenen faydanın sağlanamamasına neden olacaktır. Teknolojik altyapının ihtiyaçların üzerinde olması durumunda dahi tatbikatların yapılması, eğitimlerin verilmesi ve periyodik gözden geçirmeler gibi yapılması gereken çalışmalar vardır.
- İş sürekliliği sorumluluğunun BT bölümü olduğunun düşünülmesi: İş sürekliliğinin sağlanmasında bilgi teknolojilerinin rolünün yüksek olmasından dolayı çalışmaların BT bölümü tarafından yapılması ve sorumluluğunun da BT bölümünde olması gerektiği inanışı yaygındır. İstatistikler iş sürekliliği çalışmalarına BT bölümünün katılımının diğer birimlerden fazla olduğunu göstermektedir. Ancak bu demek değildir ki İş Sürekliliği uygulamalar ı BT bölümünden ibarettir. İş sürekliliği uygulamaları, kuruluşun tüm kademelerini, tüm servis ve hizmetlerini kapsayan holistik bir prosestir. İş süreçlerinin devam ettirilebilmesi veya olağan üstü bir durumda tekrar çalışır hale getirilmesi, personelin alternatif çalışma ortamına naklinden, sunucuların hazırlanmasına, yeni cihaz satın alımına kadar bir çok faaliyeti içermektedir. İş sürekliliğinin sorumluluğunun çok yüksek oranda organizasyonun en üst kademelerinde(tepe yönetim, üst yönetim, yönetim kurulunda) olduğu ve üst yönetimin üst düzeyde katılımı iş sürekliliğinin bir gerekliliğidir . Bu sebeple iş sürekliliği kurum içinde mümkün olduğu kadar üst seviye yönetim tarafından temsil edilmelidir.





